YURTTAŞ ŞİFA MERKEZİ MANİSA

BAĞIRSAK FLORASI

BAĞIRSAK FLORASIBağırsak florasının normale döndürülmesi
Bağırsak florasının normale döndürülmesinde en önemli etken un ve şekerden fakir bir diyetin kullanılmasıdır. Örneğin mantarlar şekerli ortamda üreme hızlarını ikiyüz katına kadar artırabilirler. Undan ve şekerden fakir diyetin özellikleri ‘Otistik Hastalar İçin Beslenme Programı’ adlı yazımızda incelenmiştir 
Glütensiz diyet yapanlar serbest diye glütensiz un, pirinç ve mısırı fazla tüketmektedirler. Halbuki glutensiz olan bu maddelerin de bol şeker (nişasta) içerdiği unutulmamalıdır.
Mantarlar kontrol altına alınıncaya kadar meyve sularını vermemek, ayrıca tatlı meyveleri ve mantar yemeklerini de azaltmak uygun olacaktır.
Bağırsak florasının zenginleştirilmesi
Bağırsak florasının zenginleştirilmesinde önce geleneksel fermantasyon ürünleri (turşu, keçi sütünden mayalanmış yoğurt, kefir, peynir, darıdan yapılan boza, doğal sirke vb) tüketilir.  Bunlar yeterli olmuyorsa piyasada satılan probiyotikler preparatlar da diyete ilave edilir.
 Hiperbarik oksijen tedavisi (HBOT)
Hiperbarik oksijen tedavisi anaerob (oksijenli ortamda üremesini durduran) mikroorganizmaları öldürürerek bağırsak florasının düzeltilmesinde yardımcıdır.  Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur. HBOT sırasında çok sayıda mikroorganizma ölürse hastalarda geçici bir süre hırçınlık ve saldırganlığı artabilir. Bağırsak florası çok bozuk olmayan hastalarda yapılan HBOT’un komplikasyonları ise nadirdir.
 Sindirim enzimi tedavisi
Başta ağır metaller olmak üzere çeşitli toksinler enzimleri tahrip ederek bağırsaktaki sindirimi bozarlar. Yağlar, proteinler ve şekerler yeteri kadar parçalanamazlar. Bunun sonucunda birçok vitamin, mineral, amino asit ve diğer besin unsurlarının emilimi azalır. Dışkı yağlı, gazlı ve pis kokulu çıkar. Emilemeyen besinler ve yan ürünleri patojen mikroorganizmaların üremesini artırır. Pankreas preparatları (Creon®) ve probiyotiklerin oluşturduğu enzimler ile sindirim ve emilim bozuklukları azaltılabilir.
 Doğal mantar ilaçları
 Sarımsak etkin bir mantar ilacıdır. Günde en az 2-4 diş kullanılmalıdır.  Sarımsak tabletleri de kullanılabilirse de doğal olan daha çok tercih edilmelidir. Diğer doğal mantar ilaçları arasında zeytin yaprağı hülasası (3x500mg), çekilmiş kara üzüm çekirdeği (2×1-2 çay kaşığı), kaprilik asit (3x300mg) sayılabilir. Biocidin birçok doğal maddeyi içeren etkin bir preparattır.
Biyotin isimli vitamin (ki bağırsaktaki iyi bakteriler tarafından da üretilebilirler) mantarların maya şeklinden istilacı şekillere dönmesini engeller.
 Geçirgenliği azaltan takviyeler
 L-glutamin, N-asetil-D-glukozamin, gamma-linoleik asid, balık yağı ve fosfatidil kolingibi takviyeler bağırsak geçirgenliğinin azalmasına ve bağırsak hücrelerinin onarılmasına yardım eder.
 Antimikrobik tedavi
İyi bir diyet tedavisine rağmen bağırsaktaki mantar ve bakteriler hala kontrol altına alınamayabilirler. Bu durumda mantar (nistatin, triflucan, nizoral, ketokonosal) ve bakterilere (metronidazol, vankomisin) karşı antimikrobik tedavi uygulanmalıdır.
 Mantarlar nasıl tedavi edilir?
Nizoral, ketokonosal, triflukan ve nistatin (Mikostatin®) alan hastalarda ilk 1-2 hafta içinde ölen mantarlara bağlı belirtiler (huzursuzluk, hiperaktivite, dikkat dağınıklığı, saldırganlık, bağırsak belirtileri) görülebilir. “Die-off” reaction (the Herxheimer reaction) denilen bu reaksiyon toksinler temizlenince tamamen düzelir.
Kısa sürede aşırı mikrop ölümünü önlemek için antibiyotiklere düşük dozlardan başlanıp, tedricen artırılır. 2. Haftanın sonunda die-off reaksiyonları hala devam ediyorsa mantar tedavisi değiştirilir. Bu sırada kullanılan DMSA ve n-asetil sistein (Asist®) mantarların üremesini artırabilir.
 Tedaviyi en geç 4-6 ay içinde sonlandırılmalıdır. Antifungal tedavileri 6 aydan uzun tutmak böbrek ya da karaciğer komplikasyonlarına yol açar. Özellikle nizoral ve triflukan karaciğer fonksiyonlarını bozabilir. Nistatinin yan etkileri daha azdır.
 Mantarda antibiyotik tedavisi etkili olabilse de, mesele tümüyle hallolmaz; çünkü nüksler (tekrarlamalar) sıktır.  Genellikle nüksler tedavi bitiminden sonraki ilk bir ay içinde gerçekleşir. Bu nedenle şekerden undan ve fakir diyet ve probiyotik desteği bu aşamada kesinlikle gevşetilmemelidir. Aksi halde hastalık tekrarlayabilir. Hem de tedaviye daha dirençli hale gelirler.



 Enfeksiyonlara karşı kullanılan antibiyotik tedavinin sınırlandırılması
Otizmli birçok çocuk bağışıklık sisteminin zayıf olması nedeni ile sık üst solunum yolu enfeksiyonları ve orta kulak iltihabı geçirirler. Maalesef birçok hekim çoğu zaman gerekmediği halde her enfeksiyon için antiyotik kullanmaktadırlar. Antibiyotikler koruyucu probiyotikleri tahrip ederek, üremesi daha önce sıkı kontrol altında olan mantarların aşırı bir şekilde artmasına neden olurlar.
Antibiyotikler kullanıldığında bağırsaktaki bakteriler 1000 kat azalarak, 100 trilyondan, 100 milyara kadar inebilirler. Antibiyotikler faydalı bakterileri öldürünce mantar ve mayaların üremesi de hızlanır; normalin 130 kat kadarına çıkabilirler.
Antibiyotikler kötü bakteriler ve mantarlar üzerine etki etmezler, tam tersine onların üremelerine yardımcı olurlar. Bir tertip antibiyotik bile faydalı bağırsak bakterilerinin neredeyse tamamını tahrip edebilir.  Bunlar olmayınca kötü bakteriler ve mantarlar bağırsağı istila ederler. Her antibiyotik kullanılmasında otistik çocukların daha da kötü hale gelmesinin nedeni budur.
 Bağırsak florasındaki düzelmenin olumlu etkileri
Patojen bağırsak mantarları ve bakterileri kontrol altına alındığında hastaların farkındalığı ve göz teması artar,  huzursuzlukları ve saldırgan davranışların azalır, beslenmeleri ve uykuları düzelir. Tabii ki bu arada tedavinin diğer unsurları da ihmal edilmemelidir.