YURTTAŞ ŞİFA MERKEZİ MANİSA

SÜLÜK TEDAVİSİ

SÜLÜK TEDAVİSİ
Sülükle tedavi  anlamına gelen Hirudoterapi, antik çağlardan beri hekimler tarafından tedavi aracı olarak kullanılmıştır. Sülük tedavisi ile ilgili ilk kaynaklar MÖ. 15. yüzyılda yaşamış Babil’li hekimlere kadar gitmektedir. Yine MÖ. 3. yüzyılda Mısır hekimlerinin vazgeçilmez tedavi yöntemleri arasında yer aldığı bilinmektedir. Ayrıca MÖ. 2. yüzyılda Ege kıyılarında yaşamış olan hekim Nikandros, MS. 1. yüzyılda Yunan hekim Pliniy ve MS. 2. yüzyılda yaşamış olan Galen sülük tedavisi uygulamışlardır. İbn-i Sina’nın kitaplarında da sülük tedavisi yerini almıştır. Ne var ki, 20. yüzyılda doğadan elini çeken insanlık sülük tedavisini unutmuştur. Amerikalı araştırmacı Roy Sawyer sülüklerin potansiyel tedavi edici etkilerini ortaya koyup dünyanın ilk modern sülük üretim çiftliğini (Biopharm – İngiltere) kurmakla, sülüğün tıbbi kullanımı günümüzde tekrar hatırlanmıştır.
 
Sülük Tedavisinin Etki Mekanizması
 
Tıbbi sülükler sanıldığı gibi kirli kanı emerek tedavi yapmazlar. Tedavi edici özellik kanın alınmasında değil emilirken vücuda verilen salgıdadır. Bu salgı başlıca Hirudin ve Calin maddelerini barındırır ve bu maddeler kanın :
 
- pıhtılaşmasını engelleyici (antiagregan),
 
- oluşmuş pıhtıyı eritici (fibrinolitik),
 
- ağrı kesici (analjezik-antiromatizmal),
 
- mikrop öldürücü (antibakteriyel),
 
- tansiyon dengeleyici (antihipertansif),
 
- kas gevşetici (miyorelaksan),
 
- bağışıklık sistemini düzenleyici (immun modülatör),
 
- stres giderici (anksiyolitik) etkilere sahiptir.
 
Son olarak sülüğün güçlü antioksidan etkisi nedeniyle Koruyucu (Preventif) Tıpta da kullanımından bahsetmek gerekir ki; yılda birkaç defa belirli noktalardan yapılan Sülük Tedavisi, o yıl içinde enfeksiyonlar başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucu etki göstermektedir.
Hasta ve yara şekilleri ne olursa olsun Tıbbi Sülükler doğal iç güdüleri ve vücutlarında barındırdıkları enzimleri birleştirerek uyguladıkları tedavilerde aklınıza gelebilecek bir çok vakada başarılı sonuçlar elde etmektedirler.
 
Hirudoterapi uygulamalarında sülüğün nasıl kullanılacağı ile ilgili de bazı takip edilmesi gereken prosedürler bulunmaktadır. Hasta mutlaka bir uzman doktor gözetimi altında bu uygulamayı yapmalıdır. Uzman doktor uygulamanın başından sonuna kadar hastayı nelerin beklediğini tek tek ve anlaşılır bir şekilde hastaya anlatmalıdır. Bu durumda yapılan uygulamalarda hastanın uygulamaya yaklaşımı mükemmel derecede olmaktadır.
 
Ülkemizde sülük tedavisi konusunda uzman doktor bulmanın çok zor olduğu bir gerçektir. En azında Sülük Tedavisi konusunda eğitimli insanların uzman doktorlar ile birlikte, uzman doktorların gözetiminde "Sülük Tedavi Uygulaması" en doğru olanıdır.
 
Günümüzde Sülük Tedavisi
 
Günümüzde sülük tedavisi biyolojik etkileri açısından “benzeri olmayan” bir tedavi yöntemi olarak nitelendirilmektedir. Almanya’da 300′ü aşkın Hirudoterapi Kliniği vardır. Hirudo Medicinalis, Alman Tıbbi İlaçlar Kanunu’nun (TİK) 2.Maddesinin 1.bendi gereği ilaç olarak kabul edilmiştir. Daha sonra ilave edilen 4.madde ile de hazır tıbbi ilaç  olarak tanımlanmıştır. Bunun , uygulama olarak ,enjektöre çekilen ilaçtan farkı , ‘’ bu ilacın enjeksiyon şeklinde bizim tarafımızdan değil, Hirudo Medicinalis adı verilen  canlının ağzından bizzat verilmesidir “. Sadece Avrupa yılda 100 milyon sülük kullanmaktadır. Amerika’da sülük tedavisi uygulayan hekimlerin kurduğu derneğin 1000′den fazla üyesi vardır ve 2004′ de Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi (FDA) sülük tedavisini akredite etmiş ve Avrupa’daki gibi eczanelerde satılmasına izin vermiştir.
 
Hangi Hastalıklara Sülük Tedavisi Uygulanır?
 
Bu özellikleri itibariyle sülük tedavisi; varis, hemoroid, derin ven trombozu ve periferik arter tıkanıklıkları gibi damarsal sorunlarda, artroz ve artrit gibi iskelet sistemi hastalıklarında, egzama, sedef hastalığı başta olmak üzere birçok cilt hastalığında, glokom v.b göz hastalıkları tedavilerinde uygulanmaktadır.